Aragami 2 – İnceleme: “Gizlilik odaklı oyun sevenler için”

Gizlilik oyunları son dönemde bir hayli artmış durumda. Artık temeli gizlilik olmayan oyunlarda bile oyunculara bırakılan bir gizlilik seçeneği oluyor. Ancak nedense saf gizlilik oyunları dışında gizlilik barındıran oyunların büyük bir çoğunluğu kaliteli olmuyor. Bunun sebebi genelde yapay zeka ve oyun dizaynının buna uygun olmaması. Örneğin; Dishonored ve Hitman gibi oyunlar gizlilik odağında oyunlar olduğu için çok daha keyifli. Ama biraz daha geçmişten örnek verip Battlefield Hardline’ı düşündüğümüzde, insan “Neden aksiyon oyununda gizlilikle adam öldürüyorum ki?” diye bir düşünüyor. Bu yüzden gizlilik odaklı oyun sevenler için çok az kaliteli oyun çıkıyor diyebilirim. Her ne kadar yüksek bütçesi olmasa da saf gizlilik olmasıyla dikkat çeken bazı yapımlar da var, Aragami gibi. Geçtiğimiz günlerde de gizlilik odaklı bağımsız yapım Aragami’nin devam oyunu çıktı. İlk oyunu seven biri olarak da merakla devamını beklediğim bir yapımdı diyebilirim. Peki Aragami 2 beklediğime değdi mi, başarılı bir oyun olabilmiş mi?

Yayıncılığını ve geliştiriciliğini Lince Works’ün yaptığı Aragami 2, dediğim gibi gizlilik odaklı bir oyun. İlk oyunda aksiyon neredeyse seçenek bile değildi. Bu oyunda ise aslında bir seçenek ama oyun “kullanmamak en iyisi” gibi bir dayatma işine girmiş. Ancak temelde bir gizlilik oyunu olduğu için bu mekanikleri eleştirmek daha doğru olur. O zaman gizlilik mekanikleriyle başlayalım.

Aragami 2’den önce aslında kısa bir şekilde ilk oyundan bahsetmek istiyorum. İlk oyunda oynanış biraz daha zor ve kasıntıydı. Karaktere çok akıcı hareketler yapamıyordunuz ki bir Ninja için epey anlamsız bir durum bu. Ayrıca oynanış olarak da biraz zordu. Oyunda gölgelerden gölgelere ışınlanabilme gibi gölgeyi kullandığınız bir gücünüz vardı ancak ışıkta kaldığınızda bu gücünüzü kullanamıyordunuz. Oyun bunlara rağmen keyifli olsa da zor ve kasıntı hissettiriyordu.

2. Oyun Daha Akıcı

İkinci oyuna gelirsek kontrollerin ve karakterin çok daha akıcı olduğunu söyleyebilirim. Uçup kaçıp zıplayıp bir orda bir burada olabiliyorsunuz ki bir Ninja’dan da bu beklenir. Ayrıca artık sadece gölgede değil her yerde gücünüzü kullanıyorsunuz. Bu sefer sadece “Enerji” diyebileceğimiz bir bar eklenmiş. Ana gücünüz kısa mesafeli ışınlanma gücü ardından kazandığınız puanlar ile yeni yeteneklerin kilidini açarak kendinize bambaşka rotalar çizebilecek bir karaktere kavuşabiliyorsunuz. Yetenekler çok çeşitli olmasa da verdiğiniz puanlar doğrultusunda farklı bir oynanış tarzı kullanabiliyorsunuz. Bu sefer hatta yakalandığınızda işler çok da zor olmuyor ilk oyuna göre. Ortalamanın altı seviyede bir aksiyon mekaniği de bulunuyor. Ancak dediğim gibi sıkıntılı bir kısım. Toparlarsam ilk oyuna göre daha akıcı olması çok keyifli olmuş gerçekten karakteri kontrol ettiğinizi ve hızlı bir suikastçı olduğunuzu hissedebiliyorsunuz. Yine de belirtmekte fayda var, küçük bir stüdyodan gelen düşük bütçeli bir oyun bu. O yüzden Hitman kıvamında bir şey elbette beklemeyin.

İkinci oyun görev alıp görev yerine gittiğiniz bir haritaya sahip. Yani şöyle; görevleri aldığınız, yeteneklerinizi geliştirdiğiniz ve kısaca nefes aldığınız bir köy bulunuyor. Bu köyden görevleri alıyor ve görev yerine bir portal sayesinde geçiyorsunuz. Görevinizi yapınca aynı portal ile köye dönüyorsunuz. Sonra yeni görev alıp geliştirmeleri yapıp devam ediyorsunuz. Bu açıdan fazlasıyla basit bir oyun olmuş. Hatta oyun sadece bu açıdan değil, oynanış, geliştirmeler gibi farklı açılardan da basit bir oyun. Anlaması basit desem daha doğru olur.

Hikaye Varla Yok Arasında

Bu tarz oyunlarda genelde hikâye çok önemli olmaz. Bu oyundan da bir beklentim yoktu aslında. Ancak oyunun başında sanki ciddi ve istikrarlı bir hikâye anlatacakmış gibi oyun başlıyor. Sonra oyun da oyuncu da hikâyeyi unutuyor. Ara ara evrene dair bilgiler öğreniyorsunuz, bazen hikâye ilerliyor ancak sanki oyun da hikâyenin öylesine koyulduğunun farkında gibi. Bu yüzden Aragami 2’nin oynanış odaklı bir oyun olduğunu bilmekte fayda var.   

Görsellik ve performans kısmı ise oyunun en büyük eksisinin olduğu kısım. Evet, düşük bütçeli olduğu oyundan fazla bir görsellik beklentim yoktu ancak ilk oyunun üzerine de neredeyse hiç koyamamışlar. İlk oyunun üzerine hiç koyamadıkları gibi performans anlamında anlamsız FPS düşüşünün yaşandığı, oyunu kapatmanıza sebep olacak hataların olduğu bir oyun karşımıza çıkmış. Görsel açıdan bir ilerleme olmamasını anlayabilirim ancak performans sorunu gerçekten çok can sıkıcı. Oyunun basın için gönderilen sürümü daha ilk gün yamasını da almadığı için yer yer delirtti desem yeridir.

Co-Op Deneyim

Bu oyunla ilgili en güzel şeylerden biri ise kesinlikle co-op desteği. Oyun her ne kadar tek başına keyifli olsa da iki kişiyle oynayınca inanılmaz keyifli oluyor. Oyunun basit olması da sizin daha rahat ilerlemenizi ve taktik yapabilmenizi sağlıyor. Bu yüzden yoğun planlara kafa yormadığınız ancak istediğiniz hareketleri de yapabildiğiniz eğlenceli bir oyun karşımıza çıkartıyor Aragami 2. Son olarak oyunun Türkçe altyazı desteğine sahip olduğunu da belirteyim.

Puan

Toparlarsam eğer Aragami 2 için oynanış anlamında ilk oyuna göre daha kaliteli bir oyunla karşılaştım diyebilirim. Sadece ilk oyuna göre değil genel olarak da eğlenceli bir oynanış sunuyor. Özellikle iki kişi oynama fırsatınız varsa eğlence daha da artıyor. Ancak ne yazık ki görsellik ve performans anlamında da bir gelişme beklerdim. Aragami 2; PS5, PS4, Xbox Series, Xbox One ve PC için erişime açık durumda. Ayrıca oyunun Xbox Game Pass’e de dahil. Eğer Game Pass’iniz varsa veya uygun fiyatlı bir zamanda oyunu yakalarsanız arkadaşınızla birlikte alıp keyifli vakit geçireceğiniz bir deneyim sunuyor.

0 puan için her şeyiyle kötü rezalet bir oyun, 10 puan için eksiksiz muazzam bir oyun ve 5 puan için de ortalama bir oyun dersek, Aragami 2 için puanım 6.5 olur.

Kaynak : Donanimhaber

Yorum yapın